Son perdede ortaya çıkan tek gerçek; korkularını bağırarak saklamaya çalışanların zavallı çırpınışları.

“Son Çırpınışlar ve Bitmeyen Maskaralık”
Son bir önceki çırpınışları da fayda etmedi.
Tutunacak bir dal aradılar, o dal da ellerinde kırıldı.
Destekçileriyle birlikte son kez “acaba döner mi?” diye yokladılar ama kapı çoktan kapanmıştı.
Çünkü yetkililer artık gerçeği gördü:
Bu ekibin işi bitmişti.
Ve en acizi her zaman olduğu gibi sahneye sürdüler:
Tetikçi kılıklı figüranları.
Ama ne oldu?
Hiçbir şey.
Tehditleri boş çıktı…
Sözleri cılız kaldı…
Gösterdikleri cesaret de sahteydi, yürekleri de.
Kendilerince gizli mesajlar, imalı laflar, köşeden sıkıştırmalar…
Boşa çırpınış.
Gölge oyunundan öteye gitmeyen bir zavallılık.
Kral olduklarını sanan miras yediler,
tetikçi sandıkları kuklalarıyla birlikte
son kez hamle yapmaya çalıştılar.
Ama hem plan hem de planı yapanlar çöktü.
Çünkü gerçek şu:
İnsan bir kez bitmişse,
bir kez güveni, itibarı ve duruşu yok olmuşsa,
ne tehdit tutar,
ne oyun,
ne tetikçi,
ne figüran.
Son perdede ortaya çıkan tek gerçek;
korkularını bağırarak saklamaya çalışanların zavallı çırpınışları.