“Bu masada ego varsa Bayramiç yoktur.” Bayramiç birlikte hareket edebiliyor mu? Bayramiç’in ortak imzası olmalı. Bayramiç’in ne kazandığı konuşulmalı.

NE BEYAZ MASA, NE MAVİ MASA…

BAYRAMİÇ İRADESİNİN TEK YÜREK MASASI

Bayramiç’in artık tabelalara ihtiyacı yok.
Renkli isimlere, süslü kavramlara, vitrin projelere de ihtiyacı yok.

Ne beyaz masa…
Ne mavi masa…
Ne de başka bir masa…

Bizim ihtiyacımız olan şey, Bayramiç iradesinin oluştuğu tek yürek bir masa.

Bugün ilçemizde konuşulan her mesele;
su sorunu, tarım destekleri, yatırım eksikliği, hastane süreci, yollar, altyapı, istihdam…
Hepsi aynı yere çıkıyor:

Bayramiç birlikte hareket edebiliyor mu?

Çünkü mesele masa kurmak değil…
Mesele o masada kimin oturduğu da değil…
Mesele o masanın arkasında Bayramiç’in ortak iradesinin olup olmadığıdır.

Eğer Bayramiç adına Ankara’ya gidilecekse,
eğer bir dosya bakanlık kapısına bırakılacaksa,
eğer bir yatırım için imza atılacaksa;

O dosyanın üzerinde bir parti logosu değil,
Bayramiç’in ortak imzası olmalı.

Bürokraside işler hızlı yürüsün istiyorsak,
Meclis’te sesimiz güçlü çıksın istiyorsak,
Bakanlıklarda kapılar kolay açılsın istiyorsak;

Önce kendi içimizde kapıları açmalıyız.

Aynı ilçede yaşayıp ayrı ayrı masalar kurarsak,
Ankara bizi ayrı ayrı dosyalar olarak görür.
Ama tek masa olursak, tek irade olursak,
O zaman Bayramiç dosya değil, gündem olur.

Bugün Türkiye’nin birçok ilçesi yatırım alabiliyorsa,
bunun sebebi siyasi üstünlük değil;
ortak akıl, ortak talep ve ortak baskıdır.

Biz neden başaramayalım?

Bayramiç küçük olabilir…
Ama iradesi küçük olmak zorunda değil.

Bu ilçe, Kazdağları’nın eteklerinde sadece manzarayla değil,
kararlılıkla da anılmalı.

Artık renkleri değil,
birliği konuşmalıyız.

Artık isimleri değil,
sonucu konuşmalıyız.

Artık ayrı ayrı masaları değil,
Bayramiç’in tek yürek masasını kurmalıyız.

Çünkü mesele siyaset değil…
Mesele Bayramiç’tir.

Ve Bayramiç, tek yürek olduğunda kazanır.

--------------------------------------------------------------

Bu masada ego olmamalı.
Kimin daha çok konuştuğu, kimin öne çıktığı, kimin alkış aldığı değil;
Bayramiç’in ne kazandığı konuşulmalı.

Koltuk hesabı yapılırsa masa dağılır.
İsimler öne çıkarsa irade zayıflar.
Kişisel hesaplar devreye girerse Bayramiç yine bekler.

Bu masa;
“ben” masası değil,
“biz” masası olmalı.

Herkes unvanını kapının dışında bırakmalı.
Çünkü Bayramiç’in kaybedecek zamanı,
taşıyacak egosu yok.