gıda

ÇANAKKALE RUHUNU YAŞATAN PROJE: “BİR PORTAKAL, BİR MİLLETİN HİKÂYESİ”

Çanakkale’nin Bayramiç ilçesinden çıkan anlamlı bir proje, Çanakkale Savaşları’nın bilinmeyen yönlerine ışık tutuyor. Proje Tasarımcısı ve Yürütücüsü Tebessüm Güven tarafından hazırlanan çalışma, savaş yıllarında Mehmetçiğin yalnızca cephede değil, yokluk ve hastalıklarla da verdiği mücadeleyi yeniden hatırlatıyor.

 

Çanakkale’de büyüyen ve bu toprakların ruhunu yakından hisseden Tebessüm Güven, projenin çıkış noktasını şu sözlerle ifade ediyor:
“Bu topraklarda yetişmek insana ömür boyu süren bir vefa ve sorumluluk duygusu kazandırıyor.”

Bir üniversite çalışması olarak geliştirilen ve patenti alınan proje, Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi ile Dardanel Mutfak Akademisi iş birliğinde hayata geçirildi. Çalışma, yıllardır anlatılan “üzüm hoşafı ve tahıllı ekmek” hikâyesinin ötesine geçerek, savaşın daha az bilinen gerçeklerine dikkat çekiyor.

Siperlerde yalnızca düşmanla değil, yorgunluk ve iskorbüt gibi hastalıklarla da mücadele eden askerlerin yaşadığı zorluklara vurgu yapılan projede, dikkat çeken bir detay öne çıkıyor: Anadolu’nun dört bir yanından cepheye gönderilen portakallar…

Taze meyve ve sebzeye erişimin neredeyse imkânsız olduğu savaş ortamında, gönderilen bu portakallar askerler için sadece bir besin değil; moral, umut ve memleket hasretinin bir simgesi oldu.

Projede bu durum şu ifadelerle anlatılıyor:
“O günlerde bir portakal yalnızca bir meyve değildi; bir siperin direnci, bir annenin duası, bir milletin şefkatiydi.”

Hazırlanan çalışma, bu küçük azığın aslında büyük bir anlam taşıdığını ortaya koyuyor. Bir askerin ekmeğini, bir milletin dayanışmasını ve ortak ruhunu simgeleyen bu anlatım, ziyaretçilere o dönemin duygusunu yeniden yaşatmayı amaçlıyor.

Tebessüm Güven tarafından hayata geçirilen proje, Çanakkale ruhunu gelecek nesillere aktarmayı hedeflerken, aynı zamanda savaşın insani yönüne de güçlü bir ışık tutuyor.