İçişleri Bakan Yardımcısı Bülent Turan, Uluslararası Basın Konfederasyonu tarafından Ankara’da düzenlenen “Basın Meslek Yasası ve Medya Meslek Birliği Yolculuğu Bağlamında 11’inci Anadolu Medya Çalıştayı”na katıldı.
“Basın, teknolojik gelişmelere karşı en büyük sınavı veriyor”
Medyanın dönüşümü, yapay zekânın etkileri ve Türkiye’nin iç ve dış politikadaki güncel gelişmeleri ele alındı.
Konuşmasında yapay zekâ ve sosyal medyanın medya dünyasını köklü biçimde etkilediğini belirten Turan, bu dönüşümün yalnızca mesleki değil toplumsal bir risk barındırdığını vurguladı. Yapay zeka ile ilgili bir kanun çıkarıp herşeyin düzelmesini beklemenin bir ütopya olduğunu ifade eden Bülent Turan, Basın etiğiyle ilgili yasanın, medyanın manşetlerle hükümet devirecek kadar güçlü olduğu dönemlerde çıkarılmamış olmasının kendisi için bir soru işareti olduğunu ifade etti.
“Mesele birinin işsiz kalması değil; insanın yanlış bilgiye maruz kalma tehdididir.”
Yapay zekânın ve sosyal medyanın niteliksizleşme ve dezenformasyon riskini artırdığına dikkat çeken Turan, bu sürecin kendi kendine düzelmeyeceğini, insan eliyle düzenleyici müdahalelere ihtiyaç olduğunu ifade etti. Bakanlık olarak “Basın Meslek Yasası ve Medya Meslek Birliği” projesine destek verdiklerini hatırlattı.
“Dünya büyük bir kırılmanın eşiğinde”
Turan, küresel gelişmelere değinerek Türkiye’nin uluslararası alandaki rolüne dikkat çekti.
2 Ocak’ta, Venezüela Devlet Başkanı’nı bir başka ülkenin kaçıracağını söyleselerdi kimsenin inanmayacağını, oysa bir gün sonra bu gerçeklikle karşılaşıldığının altını çizen Turan,
15 günde biter denilen Rusya–Ukrayna savaşının 4. yılına girdiği, Filistin’de çatışmaların sürdüğü, İran ve Basra Körfezi çevresinde donanmaların konuşlandığı çok özel, çok kırılgan bir dönemden geçildiğine vurgu yaptı.
Türkiye’nin bu süreçlerde “denge unsuru, güvenilir arabulucu ve denklemin önemli bir bileşeni” olduğunu ifade eden Turan, geçmişte Yunanistan ile yapılan kıyasların bugün geride kaldığını, Türkiye’nin üretim, ihracat ve savunma sanayisinde farklı bir noktaya ulaştığını söyledi.

6 Şubat depremleri ve yeniden inşa süreci
6 Şubat depremlerinin yıl dönümüne de değinen Turan, 11 ili kapsayan büyük yıkımın ardından 455 binden fazla konutun inşa sürecine girildiğini ve yaklaşık 150 milyar dolarlık bir maliyetle yeniden yapılanma yürütüldüğünü ifade etti. Bu sürecin altından kalkılmasının güçlü liderlik ve kararlılıkla mümkün olduğunu belirtti.

“Özgür basın cesaret ister”
Özgür basının yalnızca iktidarı eleştirmekten ibaret olmadığını söyleyen Turan, iyi yapılan işleri anlatmanın ve muhalefeti de sorgulamanın da basının görevi olduğunu dile getirdi.
“Neden yandaşın ve muhalifen arasında kalıyoruz arkadaş, bu işin doğrusu yanlışı olmaz mı, bu mesleği doğru yapan, yanlış yapan olmaz mı? İyi basın, ahlaklı basın, bu memleketin çok büyük bir ihtiyacıdır, bu dönemde daha büyük ihtiyacıdır” ifadelerini kullanan Bülent Turan, bunun sağlanması için kanuna ihtiyaç olmadığını, meslek kuruluşlarının bunu sağlaması gerektiğini, yanlış yapana yanlış yaptığını önce kendi meslektaşlarının, kendi meslek birliğinin söylemesi gerektiğini sözlerine ekledi. Siyasetçinin de yanlış yapanına önce siyasetçinin “dur” demesi gerektiğini söyleyen Turan “egosu tavan yapmış, kurumları babasının malı gören, makamları değişmez zanneden insanların yaptığı yanlış kadar, onlara prim veren, dur demeyen basının da bu konuda sorumlu olduğunu düşünüyorum.” İfadelerini kullandı.
Basın mensuplarına meslek etiği çağrısında bulunan Turan, kalemini “silah gibi kullananlara” ve kişisel çıkar uğruna iftira atanlara karşı durulması gerektiğini söyledi.

Çalıştayın başarılı geçmesi temennisinde bulunan Turan, organizasyonda emeği geçenlere ve katılımcılara teşekkür etti.
Kaynak: Haber Merkezi