Siyaset

Ayhan Gider “Yarım Asırlık Terör Belasını Türkiye’nin Geçmişinde Bırakıyoruz”

“Yarım Asırlık Terör Belasını Türkiye’nin Geçmişinde Bırakıyoruz”

“Yarım Asırlık Terör Belasını Türkiye’nin Geçmişinde Bırakıyoruz”

Millî Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun TBMM’de kabul edildi. Yapılan açıklamada, düzenlemenin genel ve koşulsuz bir af olmadığı vurgulanırken, hedefin terör örgütünün silahlı ve örgütsel varlığının sona erdirilmesi olduğu belirtildi.

Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde kabul edilen Millî Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun’a ilişkin dikkat çeken bir değerlendirme yapıldı.

“Yarım asırlık terör belasını Türkiye’nin geçmişinde bırakıyoruz” mesajının verildiği açıklamada, Türkiye’nin yaklaşık yarım asır boyunca terör nedeniyle ağır bedeller ödediği, çok sayıda güvenlik görevlisinin şehit olduğu ve binlerce ailenin büyük acılar yaşadığı hatırlatıldı.

“Bu düzenleme genel ve koşulsuz bir af değildir”

Kanunun içeriğine ilişkin kamuoyundaki tartışmalara da değinilen açıklamada, düzenlemenin genel ve koşulsuz bir af olmadığı özellikle vurgulandı.

Düzenlemenin devletin egemenlik haklarını, üniter yapısını veya anayasal düzenini tartışmaya açmadığı belirtilerek, sürecin terör örgütünün kendi beyanına göre yürütülmeyeceğinin altı çizildi.

Kanunun uygulanmasının, örgütün fiilî varlığını sona erdirmesi ile kontrolündeki silah ve mühimmatı teslim ettiğinin güvenlik kurumlarınca tespit edilmesine ve bu tespitin Millî Güvenlik Kurulu kararıyla teyit edilmesine bağlı olduğu ifade edildi.

Soruşturma, kovuşturma ve infaza ilişkin hükümlerin de belirli suçlar, şartlar ve sürelerle sınırlandırıldığı kaydedildi.

Ağır suçlar kapsam dışında

Açıklamada, kasten öldürme suçu ile kanunda açıkça istisna tutulan ağır suçların kapsam dışında bırakıldığı belirtildi.

Yargısal karar ve itiraz mekanizmalarının korunacağı, terör suçunun yeniden işlenmesi durumunda ise ertelemenin kaldırılacağı ifade edildi.

Sürecin temel yaklaşımı ise şu sözlerle özetlendi:

“Terör örgütünün sözüne göre değil; devletin sahadaki tespitine, kanunun açık hükümlerine ve yargının kararlarına göre işleyecektir.”

“Terörsüz Türkiye geçmişi unutmak değildir”

Açıklamada, “Terörsüz Türkiye” hedefinin geçmişte yaşanan acıların unutulması anlamına gelmediği belirtilerek, asıl amacın aynı acıların yeniden yaşanmasını engellemek olduğu kaydedildi.

Terörün yalnızca bir güvenlik meselesi olmadığına da dikkat çekilerek, terörle mücadeleye ayrılan kaynakların üretim, yatırım, eğitim ve kalkınmaya daha fazla yönlendirilmesinin Türkiye açısından önemli kazanımlar sağlayacağı ifade edildi.

“Bunun kazananı bir parti, bir bölge, bir kesim ya da siyasi görüş olmayacaktır. Kazanan Türkiye olacaktır” denildi.

Erdoğan ve Bahçeli’ye teşekkür

Açıklamada, gelinen aşamada ortaya konulan siyasi iradeye de vurgu yapıldı.

Terörsüz Türkiye hedefini devlet politikası olarak ortaya koyduğu ve sürecin sorumluluğunu üstlendiği belirtilen Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile sürecin siyasi zemininin oluşmasında önemli sorumluluk üstlendiği ifade edilen MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’ye teşekkür edildi.

“Yarım asır yeter”

Türkiye’nin terör karşısında geri çekildiği için değil, yıllardır yürüttüğü mücadele sonucunda terör örgütünün hareket alanını daralttığı ve kapasitesini kırdığı için bu aşamaya geldiği savunuldu.

Açıklamanın sonunda ise şu mesaj verildi:

“Acılarımızı unutmadan, devletimizin hiçbir temel değerini tartışmaya açmadan, milletimizin birliğini koruyarak terörü Türkiye’nin geçmişinde bırakmak. Çünkü yarım asır yeter.”

Millî Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun’un Türkiye ve gelecek nesiller için hayırlı olması temennisinde bulunuldu.