ÇANAKKALE’NİN SU HAVZALARI TEHLİKE ALTINDA MI?
DEV MADEN PROJESİ BARAJ VE GÖLETLERİN ORTASINDA!
“BİR SIZINTI TÜM BÖLGEYİ ETKİLEYEBİLİR” ENDİŞESİ!
Orta Truva Madencilik tarafından Kuşçayır bölgesinde planlanan dev maden projesine ilişkin ortaya çıkan haritalar ve teknik raporlar kamuoyunda büyük tartışma yarattı.
ÇED dosyasında yer alan haritalarda proje sahasının;
?? Atikhisar Barajı,
?? Bayramiç İçme Göleti,
?? Hacıbekirler Göleti,
?? Altınzeybek-2 Barajı
ve çevredeki birçok su kaynağına oldukça yakın konumda bulunduğu görülüyor.
Özellikle Atikhisar Barajı’nın Çanakkale merkez için hayati içme suyu kaynaklarından biri olması nedeniyle proje çevresindeki risk tartışmaları daha da büyüdü.
Projede;
?? Açık ocak madenciliği,
?? Yeraltı madeni,
?? Tank liç sistemi,
?? Cevher zenginleştirme tesisi,
?? Atık depolama tesisleri
planlanırken, uzman raporlarında ağır metal ve siyanür taşınımı ihtimaline dikkat çekildi.
Washington Üniversitesi’nden Prof. Dr. Erkan Istanbulluoğlu tarafından hazırlanan teknik değerlendirmede;
?? şiddetli yağışlar sonrası kirleticilerin dere yataklarına taşınabileceği,
?? sediman ve kimyasal yükün su kaynaklarına ulaşabileceği,
?? yüksek eğimli arazilerde erozyon ve heyelan riskinin ciddi boyutta olduğu belirtildi.
Raporda ayrıca şu ifadeler dikkat çekti:
“Geri dönüşü olmayan tahribatlar bilimsel literatürde kapsamlı biçimde belgelenmiştir.”
Bir başka dikkat çeken detay ise proje alanının yaklaşık 3 bin 878 hektarlık dev bir bölgeyi kapsaması oldu.
ÇED dosyasındaki verilere göre bölgede yıllık toplam pasa miktarının 128 milyon tonu aşacağı ifade edilirken, faaliyetlerin 16 yıl işletme süreciyle planlandığı belirtildi.
Tarım cephesinden gelen uyarılar da dikkat çekiyor.
Bayramiç’ten ürün alımı yapan Engin Tarım’ın Bayramiç Ziraat Odası’na gönderdiği resmi yazıda;
?? yerüstü ve yeraltı suları,
?? tarımsal sürdürülebilirlik,
?? gıda güvenliği,
?? Bayramiç ürünlerinin marka değeri
konularında risk oluşabileceği vurgulandı.
Şimdi bölgede en çok konuşulan soru şu:
“Çanakkale’nin suyu ve Bayramiç’in tarımı korunabilecek mi?”
Çünkü mesele artık yalnızca bir maden sahası değil…
?? Mesele;
barajlar,
göletler,
ormanlar,
tarım alanları
ve gelecek nesillerin yaşam hakkı meselesi olarak değerlendiriliyor.